BEHÇET'E

Mazbut çocuktu Behçet...
Âvâzesi olmayan;
Haliç müzmin prangasıydı...
Kız kulesinde hülyâya;
Salacakta deryaya dalardı...
Hürriyete esir idi;
Milliyete meftûn...
Her hülyânın ardından;
Güneşin batışıyla doğardı...
Vehmetmezdi kimseden;
Kendinden ettiği kadar...
Çokluğun içinde yek,
Yekliğin içinde çok...
Beyazın içinde siyah;
Siyahın içinde katran karası...
Yanan ateşin içinde volkan
Volkanın içinde cehennem...
Ruhuna el sürdürmezdi 
Hele onmaz gururuna...
Bir lâhza esir olmadan zamana
Yaşamak istedi garip münzevi
Tabiatı pek huysuzdu
Yoktu başını sokacak bir evi...
Oğlum Behçet sen kâl-u belâdan gelen
Nasıl bir belasın cemiyetin başına gelen...
Sen ki küfredersen asrın o soysuz yüzüne
Kim inanır senin o muteber sözüne!
Ruhunda ki o ağır cefa olmuşken hasletin
Tez vakitte yok et bitsin gayrı onmaz hasretin!

Yorumlar

Popüler Yayınlar