NEWTON'UN ELMASI ARŞİMET'İN HAMAM TASI
Hani bazı zamanlar gözlüğü gözünde olup da yana yana gözlüğünü arar ya İnsanoğlu…Sonrasın da durumun farkına vararak utanma duygusu ile karışık bir tebessüm belirir yüzünde. Bu durum son derece tabii gözükse de burada irdelenmesi gereken esas mesele, gözlüğün gözünde olmasından ziyâde o esnada kişinin tam olarak gördüğünün bilincinde olmamasıdır. Halihazırda Milletimizin en büyük eksikliği de budur. Gördüğünün bilincinde olmadan, bir şeyleri halen araması, farkına varana dek gören gözlerin görememesi, duyan kulakların duyamamasıdır. Milletimizin şecaatinin (cesaretinin) temelinde ne kadar atılganlık varsa aynı ölçü de ferasetinin temelinde de bu noksanlık vâkidir.
Descartes'in buyurduğu "To be or not to be" ile başlayan "Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu" veczini toplumumuza uyarlarsak, Görmek ya da görmemek işte bütün mesele bu anlayışla hareket etmek öncelikli hedefimiz olmalıdır.
’Gördüğümüz halde gördüğümüzün bilincinde olamamak’’
Bilincinizi yok eden her şeyden her nesneden uzak durun.
Feraset, gözlüğünüzse; cehaletiniz, gördüğünüzü bilmeden beyhude yere aradığınız süreçtir.
İnsanoğlu tabiatta herşeye vâkıf olamayabilir lâkin cehalete bu yolla vurulacak ilk darbe, Newton'un elmasına Arşimetin hamamda ki tasına, Galileo'nun teleskobuna ulaşmasını sağlayacaktır.
Yorumlar
Yorum Gönder